Bıçak Kemiği Deldi Geçti

Sıkıcı gerçeklerden bahsetmeyelim mi?

Bugün Twitter’da gündemi olan bu cümle ne kadar da içimize işliyor. Her gün yeni bir felaket her gün yeni bir vicdansızlık ile günlerimiz geçiyor. Akrabamız, komşumuz veya eşimiz dostumuz yetmiyor kendimiz bu şiddetin mağduru oluyoruz. Ne fark ediyor ki kime yapıldığı hepsi bizi mağdur etmiyor mu? Fatma’nın başına gelen bizi korkutmuyor mu? Özgecan’ın yaşadıkları yüzünden dolmuşta son yolcu kalmayalım diye çabalamadık mı? Kadın, çocuk ve hayvan hatta tüm insanlık bir şekilde şiddetin mağduru değil mi? Peki nedir bu şiddetin sebebi? Neden yaşıyoruz bu sorunu?

Eğitim Eğitim Eğitim

Son günlerde değil insanoğlu var olduğu günden bugüne kadına şiddet, tecavüz var. Lakin insanoğlu bunun önüne geçemiyor çünkü düne kadar sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin sözlerini sürekli duyan veyahut en azından bu söze aşina olan bir nesil var. Bu nesil düzelmeden toplumda şiddet azalmayacak belki de şiddet şiddeti doğuracak. Yapılan araştırmalar neticesinde herkes çocukken tanık olduğu olaylara göre davranış sergiliyor, örneğin babasından kadın gibi ağlamayacaksın sözünü duyan bir erkek evladı, kendi evladına bu şekilde davranıyor, şiddet gören şiddete başvuruyor çünkü bu şekilde öğretilmiş.

Kadının toplumda mesleği eğitimi ne olursa olsun, köle gibi görülme durumu var. Bir çocuk sürekli annesinin ona hizmet ettiğini görüyor; çamaşırı anne yıkıyor, üstünü anne değiştiriyor, altını anne temizliyor, yemeği anne yapıyor, kahvaltıyı anne hazırlıyor ancak bu esnada baba yok çünkü ya çalışıyor ya da ataerkil toplumun getirdiği bir toplumda yetiştiği için bunlara yardım etmeyi kendine işkence olarak görüp bu işleri ben yapacaksam sen niye varsın diye söyleniyor. Bunlara tanık olan çocuklar kendi cinsiyetine göre rol almaya başlıyor. Sürekli verici bir konumda olan bir kız çocuğu profili diğer yanda sürekli buyurgan bir erkek çocuğu yetişiyor. Bu sebeple artık okullarda, gebelik okullarında, evlenmeden önce eğitimler olmalı bu konu ile ilgili, kadının erkeğin bir parçası değil, kendine özgün bir karakter olduğu ortaya konulmalı.

Vahşetin Gerçek Yüzü

İsim isim şiddete maruz kalan kadınlardan bahsedelim desem sığmaz galiba hiçbir veritabanına, tecavüze uğrayan çocuklardan isim isim bahsedelim desem kalbimiz kaldırmaz, sesi soluğu olmayan hayvanlara edilen işkenceler, tecavüzler hangisinden bahsedelim.

Pınar, Fatma, Şule, Özgecan, Münevver, Emine, Leyla…

Toplumun ataerkil yetişmesi üzerine bu ölen kardeşlerim hep suçlandı. Ne işi var denildi, cevap okul ise ha, peki o zaman üstünde ne var denildi, o da yetmedi, saat kaçmış denildi. Sürekli iftiralara maruz kaldılar, erkeklik gururum dendi, kadınların hiç gururu yoktu çünkü… Bir kız çocuğu babası olmasına rağmen, kendi duygularına yenik düşen adam, erkeklik gururundan bahseder oldu bir anda, Fatma, eşinin öz kardeşinin tecavüzüne uğramasına rağmen yine Fatma kurban edildi çünkü gücü ona yetebildi. Leyla, küçük masum yüzlü bir kız çocuğu düşmanlığa kurban gitti.